Arama

doğum için arama sonuçları

  • Perinatoloji Nedir? (Yüksek Riskli Gebelik)

    Perinatoloji tanım olarak; gebelik öncesi, gebelik sırası ve sonrasında hastaların risk değerlendirmesi, feto-maternal; yani fetüs-anne kaynaklı birçok hastalığın doğum öncesi tanısının konulması, tedavi-takip planlarının yapılması ve gerekirse invaziv girişimlerin uygulanması, riskli veya sorunlu gebeliklerde gebelik sırasında, doğumda ve sonrasında tedavilerinin tamamlanmasını içermektedir.

  • Gebelikte Risk Değerlendirmesini Daha Etkin Nasıl Yapabiliriz

    Perinatoloji, gebelik dönemi esnasında hem anne hem de bebeğin sağlığı ile ilgilenen bilim dalıdır. Yurtdışında kadın hastalıkları ve doğum uzmalığı üzerine yapılan bir üst ihtisastır. Amaç gebelik dönemindeki riskli durumları belirlemek ve buna göre gebelik takibini ve gerekli tedaviyi planlamaktır.

  • Yüksek Riskli Gebelik Takibi

    Gebelik normal ve doğal bir süreçtir. Bazı durumlarda gebe kalmadan önce anne adayının vücudunda bu­lunan hastalıklar (annenin mevcut hastalıkları) veya hamilelikten do­layı sonradan gebelik dönemi orta­ya çıkan sorunlar çeşitli risklerin ortaya çıkmasına yol açar.

  • Gebeliğe Hazırlık

    “Adet gören, cinsel ilişkide bulunan ve etkin bir korunma yöntemi uygulamayan her kadın gebe kalmaya adaydır ya da gebe kalmak istiyordur.”

  • Çoklu Gebeliklerin Riskleri

    Plasentaların ayrı olduğu ikiz gebelikler ile plasentanın ortak-tek olduğu ikiz gebeliklerin özellikleri ve sonuçları farklı olmaktadır.

  • Erken doğum belirtileri

    Karında öne doğru çıkan dikilen bir sertlik olduğunda elinizi karnınıza koyduğunuzda bir basketbol topu hissediyorsanız, bilmelisiniz ki, bu sizin rahminizin kasılmasından dolayı sertleşerek bu bulguyu vermesine yol açar.

  • Gebelikte Tiroid Değerlendirilmesi

    (Tiroid bezinin yeterli miktarda tiroid hormonu üretmemesine hipotiroidi denir.)Aşikar hipotiroidinin, kötü gebelik sonuçlarıyla ilişkisi kanıtlanmış olduğundan gebelik sırasında saptanır saptanmaz hemen tedaviye başlanarak maternal hipotiroididen (gebelikte hipotiroidi) kaçınılmalıdır.

  • Monokoryonik-Diamniotik (Tek Yumurta) İkizler

    Döllenmenin oluşmasından sonra,  mevcut zigot kütlesinin 3. ile 8. günler arasında ikiye ayrılması ile meydana gelir. Çünkü plasentayı oluşturacak hücre grubu artık farklılaşmıştır, dolayısı ile plasenta tek olarak oluşacaktır.

  • Yapışık İkizler

    Tek yumurtanın döllenmesi ile oluşan zigotun gelişme sürecinde; eğer hücre kütle ayrışması geç dönemde oluşursa, 12.günden sonra, cenini oluşturacak hücre grupları farklılaşmaya başlamıştır.

  • İdrar Tıkanıklıklarında (Shunt) Tüp Yerleştirme Operasyonları

    İdrar yolu tıkanıklarının anne karnında bir gelişim kusuru olarak gelişmesi durumudur. İdrar torbasından sonraki idrar kanalının oluşmaması en ciddi olan tipidir.

  • Kalp Damarlarına Balon Uygulaması

    Kalp karıncıklarından kanı vücuda dağıtan iki ana damar mevcuttur. Sol karıncıktan vücuda ve beyine kanı dağıtan ana damar-AORT ve sağ karıncıktan kanı, anne karnındaki bebekte,  hem vücuda hem de akciğere dağıtan ana damar PULMONER damarlardır.

  • Anne Karnındaki İkizlerde Lazer Operasyonu

    İkiz Gebelikler ve özellikle plesantası/eşi tek/ortak olan ikiz gebelikler mutlaka konunun uzmanı bir Perinatolog tarafından izlenmelidir. Böylece yapılması gereken erken girişimler-kararlar için zaman geçmemiş ve kaçırılmamış olur

  • Çoklu Gebeliklerin İkiz yada Tekile İndirgenmesi

    Tekil gebeliklere göre uygun olan rahim, çoğul gebeliklerde bebekleri yeteri kadar besleyebilme ve 40 haftaya kadar içeride tutabilme gayretini her zaman yerine getiremez.

  • Gebelik Diyabeti

    Ülkemizde oldukça yaygın görülen şeker hastalığı (diyabet), hamilelik döneminde, önceden şeker hastası olmayan bir kadında da gelişebiliyor. Teşhis edilerek önlem alınmazsa gerek anne gerek bebek sağlığı açısından çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

  • Gebelikte Egzersiz

    Gebelikte; uterusun büyümesi ve vücut ağırlığının artmasına bağlı olarak vücudun duruşu değişir. Vücut duruşundaki değişiklik bel, sırt ağrılarına neden olur:

  • Gebelikte Cinsellik

    Gebeliğin ilk aylarında görülen bulantı-kusma durumu, halsizlik, uykuya meyil gibi durumlar cinsel ilgide azalmaya sebep olabilir.

  • Gebelikte Beslenme

    Sağlıklı bir gebelik ve sağlıklı bir bebek doğumu için dengeli beslenme şarttır.Gebelikte günlük kalori ihtiyacına 350 Kcal/ gün ilave edilir. Her gebe günde ;80g protein, 1,5g Kalsiyum 30-60g Demir. A, B1, B2 ve C vitamini almalıdır.

  • Detaylı – Ayrıntılı Ultrasonografi

    Embriyo 23-31 mm’ye ulaşır ve embriyo hareketleri izlenir. Gövde büyük bir kafaya sahip olan eliptik bir yapıya dönüşmüştür. Abdominal duvar belirgindir, ağız görülebilir, profilden görüntü alınabilir.

  • 11-14 Hafta (İlk Trimester) Perinatal Muayene

    Embriyo 23-31 mm’ye ulaşır ve embriyo hareketleri izlenir. Gövde büyük bir kafaya sahip olan eliptik bir yapıya dönüşmüştür. Abdominal duvar belirgindir, ağız görülebilir, profilden görüntü alınabilir. Ekstremiteler uzamıştır. Eller ve ayaklar birbirlerine çok yakındır ve temas halindedirler.

  • Sifiliz

    Sifiliz düşüklere, erken doğuma, ölü doğuma veya yenidoğan döneminde ölümlere sebep olabilen ciddi bir enfeksiyondur. Bu enfeksiyona sahip olan bebekler doğduğu andan itibaren veya daha geç dönemlerde belirti verebilirler.

  • Sitomegalovirüs

    Sitomegalovirüs (Cytomegalovirus, CMV), herpes virüsleri Herpesviridae familyasının Betaherpesvirinae alt familyasına dahil olan bir virüs cinsidir. İnsanlarda enfeksiyon etkeni olan CMV türü insan herpes virüsü 5 (Human herpesvirus 5, HHV-5) olarak bilinse de bu tür için de “sitomegalovirus” adı daha sık kullanılır.

  • Toksoplazma

    Toxoplasma gondii adı verilen parazitin vücuda girmesiyle oluşan bir hastalıktır. Parazit bazı hayvanların vücutlarında bulunur ve bu hayvanların etlerinin pişirilmeden ya da az pişmiş yenmesiyle insana geçebilir.

  • Yenidoğan Bebek Erken Dönem

    Doğumdan sonraki 7 günlük dönemi kapsar. Bebeğin yeni yaşama süratle uyum gösterdiği bir dönemdir. Beklenmeyen bir durum gözlendiğinde, doğumdan hemen sonra bebeğinizi muayene eden doktoru ile hemen temasa geçmenizde fayda vardır.

  • 22 Hafta Altında Gebelik Kaybı = Düşük-Abortus

    Son adet tarihine göre 22 hafta altında olan gebelik kayıplarına düşük-abortus denilmektedir. Çünkü bu gebelik haftasından önce dünyaya gelip yaşayan bebek olgusu mevcut değildir. Gebelik haftası 22. hafta üzerinde dünyaya gelen bebeklerin yaşama kabiliyetleri vardır ve bu nedenle doğum adı verilmektedir.

  • Gebelikte Vitamin

    Amerika’da National Research Council Food and Nutrition Board tarafından 19-50 yaş arasındaki gebe olmayan kadınlar ile gebeler ve laktasyon dönemindeki kadınların günlük olarak alması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral miktarlarının ne olması gerektiği (Recommended Daily Allowances (RDA) 1989 yılında yayımlanan bir bültenle ortaya konulmuştur.

  • Loğusalık Nedir?

    Doğumdan sonraki 40 günlük dönemi kapsar. Bu dönemde hem iç ve dış genital organlar ile vücudun gebelik nedeni ile olan değişikliklerin giderek ortadan kalktığı dönemdir.

  • Dikoryonik-Diamniotik (Tek Yumurta yada Çift Yumurta) İkizler

    İki ayrı yumurtanın yine iki ayrı sperm tarafından döllenmesi ile oluşan gebelikler yanında yek yumurtanın sperm ile döllenmesi ile oluşan zigotun, 3.güne kadar dönem içinde ikiye ayrışması ile oluşan tek yumurta ikizlerinde plasenta ayrıdır.

  • Obstetrik ve Jinekolojide Ultrasonografi Kursu, 1-31 Temmuz, 1999

    Obstetrik ve Jinekolojide Ultrasonografi Kursu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, İstanbul

  • DUYURU

    Kadın Hastalıkları, Doğum, Perinatoloji, Neonatoloji ve Genetik uzmanlarının dikkatine...

  • Gebelik ve Süt Verme Döneminde Beslenme

    İnsanlar ve hayvanlarda yapılan çalışmalar, hamilelik döneminde beslenme durumunun yenidoğanın sağlığı ve nörolojik gelişimi üstünde etkili olduğunu göstermiştir. Hamilelik öncesi ağırlığın az olması, gebelik süresince yeteri kadar kilo alamama ve yetersiz kalori ve protein alımı düşük ağırlıklı bebeklerin doğmasına yol açmaktadır. Düşük doğum ağırlığı ise yüksek perinatal ölüm oranları, nörolojik gelişim bozuklukları ve büyüme gelişme geriliğiyle ilişkilidir. Günümüzde hamilelik dönemi beslenme önerilerinde anne sağlığının korunması ve fetal gelişimin sağlanabilmesi için anne adayının düzenli kilo alması ve yeterli kalori, protein, vitamin, mineral alımı üzerinde durulmaktadır. Ayrıca gebelik öncesinde ve süresince, anne adayının fetusu tehlikeye atabilecek nutrisyonel riskler taşıyıp taşımadığı da araştırılmalıdır.

  • Doğum ve Sezaryen Yönetim Rehberi

    Genel olarak sezaryen; vajinal doğumun güvenle tamamlanmasının mümkün olmadığı durumlar söz konusu ise veya vajinal doğum ile birlikte maternal ve/veya fetal morbidite ve mortalitede belirgin artış riski varsa uygulanır. Türkiye’de 2003 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına (TNSA) göre %21.2 olan sezaryen oranının, 2008 TNSA ‘da %36.7 olduğu görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün maternal ve perinatal mortalite oranlarını dikkate alarak hedeflediği sezaryen oranı %15’dir. Gelişmiş batı ülkelerinde de 2008 itibariyle, %16.6(Norveç) ile %37.4(İtalya) arasında değişen sezaryen oranları bildirilmektedir. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğünce bunun nedenlerini ortaya koyacak geniş ölçekli retrospektif ve prospektif çalışmalar planlanmış olmakla birlikte, bu oranın yükselmesinde hekimin malpraktis korkusu, ağrısız doğumun (epidural anestezi ile) yaygın olarak uygulanamaması, ebelerin aktif olarak doğumu takibi ve yaptırmasındaki yetersizlikler ve isteğe bağlı yapılan sezaryen uygulamaları ( buna bağlı olarak da mükerrer sezaryenlerin artması) ve sezaryen endikasyonların genişletilmesi gibi faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Günümüzde anestezi, kullanılan ilaç ve malzemeler, cerrahi ve postoperatif bakımdaki gelişmeler sezaryenlere bağlı mortalite ve morbiditeleri azaltmış olmakla birlikte halen enfeksiyon, kanama, transfüzyon ihtiyacı, tromboembolik riskler, hastanede daha uzun kalma, iyileşmenin daha geç olması, daha çok ağrı çekilmesi gibi riskler devam etmektedir. Dünyada, isteğe bağlı sezaryen konusunda etik tartışmalar devam etmektedir. Uluslararası Jinekoloji ve Obstetri Federasyonu (FİGO) sezaryeni isteğe bağlı olarak değil, tıbbi nedenlerle yapılması gerektiğini belirtmektedir. Amerikan Jinekoloji ve Obstetri Birliği (ACOG) 2008’ de yaptığı açıklamada 39. haftadan önce isteğe bağlı sezaryen yapılmasını kabul etmemektedir. Tıbbi nedenler dışında sezaryenlerin anne ve bebek sağlığına getirdiği ağır yükler göz önüne alındığında, endikasyon dışı sezaryenlerden kaçınılması zorunluluk arz etmektedir. Bakanlığımızca anne sağlığını korumak amacıyla ülke genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında doğum eylemi ve sonuçlarının izlenmesi çalışmaları yapılmaktadır. Bu çerçevede sezaryen endikasyonları ve sonuçlarının izlenmesi de önem arz etmektedir. Modern doğum hekimliğince önerilen tıbbi gerekçe ve endikasyonlara uyulması, hasta dosyalarına kayıtların belirli bir formda ve uygulama birliği içinde, detaylı ve doğru olarak yazılması, istatistiklerin düzgün tutulması ve etik kurallara uyulması bu hedefe ulaşmayı sağlayacak en önemli önlemlerdir

  • Mezuniyet Sonrası Eğitim Kursu, 18-19 Şubat 2000

    SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi, Erken Gebelik ve Sorunları